TRAKYA ,KUZEY/DOGU ve ARKEOLOJİSİ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Treks34
Mesajlar: 554
Kayıt: Pzt Mar 06, 2017 18:21

TRAKYA ,KUZEY/DOGU ve ARKEOLOJİSİ

Mesaj gönderen Treks34 » Cmt Eki 28, 2023 19:12

Ergün Karaca' nın çok güzel bir çalışması ve aktarımlarını paylaşıyorum. Umarım beğenirsiniz.Yazı uzun görünse de içerik açısından oldukça bilgi doludur.

Küçük Asya ile Avrupa arasında geçiş noktası konumundaki Doğu Trakya, her
iki kıtadan gelen yolların geçiş ve birleşme yeri olmuştur. Kuzey Yolu, bölgeden geçen
Via Egnatia ve Via Militaris ile birlikte üç ana yoldan biridir. Pontos Euksenos (Karadeniz)’
in batısı veya kuzeyine ya da tam tersi buradan Küçük Asya’ya doğru yapılan
seferlerde MÖ 6. yüzyıldan MS 19. yüzyıla kadar tüm kara orduların kullandığı güzergâh
olmuştur. Buna karşın Kuzey Yolu’nun güzergâhı üzerindeki arkeolojik veriler
diğer yollar kadar değerlendirilmemiştir.

kuzey trakya.jpg

Bu makalede arazi çalışması sırasında tespit
edilen ve incelenen başta Kurtdere Köprüsü olmak üzere köprü, yol kalıntısı ve mil taşı
kullanılarak Kuzey Yolu’nun Doğu Trakya Bölgesi içindeki güzergâhı tespit edilmeye
çalışılmıştır. Ayrıca Kuzey Yolu’nun güneyindeki Via Militaris ile kuzeyindeki Salmydessos
kenti ile bağlantı sağlayan yollar arkeolojik verilere göre değerlendirilmiştir
Antik Çağ yolları ticaret, haberleşme ve seferlerde iklimden etkilenmeden
hızlı ilerleme açılarından önemlidir. Roma İmparatorluğu’na kadar doğal vadi geçitleri
ve ahşap köprülerden oluşan yollar için yüzey şekillerine çok müdahale edilmemiştir.
Sınırları genişleyen Roma İmparatorluğu, orduyu hızlı sevk edebilmek
ve barış zamanında başkent ile eyaletler arasındaki iletişim için yol mühendisliğini
önemsemiştir. Bu nedenle ordu birliklerinde köprü ve yol yapımında uzman askeri
mühendisler istihdam edilmiştir
. Yumuşak zeminlerde taş döşemeler ile inşaat
teknolojisinin gelişmesiyle taş köprüler yapılmış ve mesafeyi gösteren mil taşları
(miliaria) dikilmiştir.

Doğu Trakya’daki Ana Yollar
Küçük Asya ile Avrupa arasında geçiş noktası konumundaki Doğu Trakya,
batı, kuzeybatı ve kuzeyden gelen yolların geçiş ve birleşme yeri olmuştur. Doğu
Trakya’da üç ana yol ile bunlar arasında bağlantı sağlayan ara yollar bulunmaktadır. Doğu Trakya’dan geçen ana yolar; Via Egnatia, Via Militaris / Via Traiana (Ordu
Yolu), Sahil Yolu ve Kuzey Yolu’dur.


Bu yolların en ünlüsü, Adriatik Denizi (Mare Adriaticum)’nin doğu kıyısındaki
Dyrrhakhion (Durres) ve Apollonia kentlerinden başlayarak doğudaki Byzantion/
Konstantinopolis (İstanbul) kentinde sona eren ve bölgenin güneyi boyunca
uzanan batı-doğu doğrultulu Via Egnatia’dır. Singidunum (Belgrad)’dan başlayıp,
Hadrianopolis (Edirne) üzerinden, kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu bölgenin
ortasından geçerek Perinthos’ta Via Egnatia ile birleşen Via Militaris veya Via
Traiana (Ordu Yolu)’dır. Kuzey Yolu ise, Kimmeria (Kırım)’dan başlayıp Trakya’nın
Pontos Euksenos (Karadeniz) kıyısını takip ederek Apollonia Pontike (Sozopol)
üzerinden Byzantion/Konstantinopolis’e ulaşan Sahil Yolu’dur. Bölgenin
bir diğer önemli ve bu çalışmanın konusunu oluşturan yolu ise, "Kuzey Yolu”dur

Kuzey Yolu

Doğu Trakya’nın önemli yollarından biri durumundaki Kuzey Yolu’nun tam
güzergâhı hakkında, Tabula Peutingeriana haritası haricinde bilgi bulunmamaktadır
Genel olarak tanımlanacak olursa Byzantion/Konstantinopolis’den
başlayan bu yol, önce kuzeybatı daha sonra ise kuzeye dönerek Astikus (Istranca/
Yıldız) Dağı’nı aşar, Pontos Euksenos kıyısını takip ederek İstros (Tuna) Nehri ve
onun ilerisine Kırım (Kimmeria)’a kadar devam eder.

Kuzey Yolu’nun Roma İmparatorluk Dönemi öncesi güzergâhı hakkında ne
yazık ki çok fazla arkeolojik veriye sahip değiliz. Buna karşın antik yazarların,
bölgeden geçen orduların izledikleri güzergâhlar hakkında fazla detaya girmeden
verdikleri bilgiler ile Roma İmparatorluk, Doğu Roma İmparatorluğu ve Osmanlı
İmparatorluğu dönemlerine ait yol kalıntıları, köprüler ve mil taşları sayesinde
önceki dönemlerin güzergâhı hakkında bilgi sahibi olunmaktadır.

Bu güzergâh hakkında ilk bilgiyi Herodotos’dan almaktayız. Herodotos, Pers
Kralı I. Dareios’un MÖ 513 yılındaki İskit Seferi’ni anlatırken kralın geçtiği güzergâh
hakkında genel bilgi vermiştir. Bosphoros Thrakios (İstanbul Boğazı)’dan
Doğu Trakya’ya geçen I. Dareios, Astikus Dağları’nın güney etekleri boyunca
bölgenin içinde ilerlemiş; daha sonra Astikus’un yükseltisinin azalmaya başladığı
batıdan, Tanzos (Tunca) Vadisi’ni izleyerek kuzeye doğru, İstros Nehri’ne doğru
seferine devam etmiştir. Herodotos, I. Dareios’un Trakya topraklarına girdikten
sonra Tearos Nehri’nin kaynaklarında üç gün dinlendiğini, şifalı sıcak ve soğuk
su kaynaklarının bulunduğu bu yeri beğenen kralın buraya bir sütun diktirdiğini
de belirtir. Herodotos, aynı seferden bahsederken Pontos Euksenos kıyısındaki
Apollonia Pontike ile Propontis (Marmara) Denizi kıyısında ve Perinthos (Mamara Ereğlisi) yakınlarındaki Heraion (Karaevlialtı) kentinin tam ortasında, heriki kente de iki günlük mesafede olduğu bilgisini verir.

Kesin bilgilere ulaşılamasa da bu güzergâhı kullanan bir diğer kişinin Makedonia
Kralı II. Philippos olduğu düşünülmektedir. II. Philippos, Perinthos ve
Byzantion’u uzun süredir kuşatırken MÖ 339 yılında krallığının kuzeydoğusunda,
İstros Nehri’nin Pontos Euksenos’a döküldüğü yerde bulunan İskitler’in sorun
çıkarmaları üzerine bu iki kent üzerindeki kuşatmayı kaldırmış ve buradan
doğrudan kuzeye, İskitler üzerine sefere çıkmıştır. Kaynaklar, II. Philippos’un
sefer güzergâhı hakkında bilgi vermemelerine karşın, Perinthos ve Byzantion’dan
kuzeye doğru hareket eden kral, olasılıkla Pers Kralı I. Dareios’un gittiği yolu izlemiştir11.
Daha sonra ise Hellenistik Dönem’in önemli krallarından ve Doğu Trakya’da
hüküm süren Lysimakhos, MÖ 313/2 yılında kendisine isyan eden Pontos
Euksenos’un batı kıyısındaki Kallatis (Mankalya), İstros (İstria) ve Odessos (Varna)
gibi kentler üzerine yaptığı seferlerde de Astikus Dağı’nı aşmak için bu güzergâhı
kullanmış olmalıdır.
Büyük askeri seferler vasıtasıyla genel olarak bildiğimiz bu güzergâh, ancak
Roma İmparatorluk Dönemi’nde tam anlamıyla bir yol halini almıştır. Roma
İmparatorluk Dönemi’nde güzergâhı netleşmeye başlayan Kuzey Yolu, Tabula
Peutingeriana’ya işlenmiştir. Böylece Kuzey Yolu üzerinde konaklama yerleri ve
olasılıkla mesafe gösteren miltaşlarının yerleştirildiği bir yol haline gelmiştir.
Tabula Peutingeriana’da görüldüğü üzere, İstros Nehri’nin Pontos Euksenos’a
döküldüğü yerin güneyindeki Salsovia’dan başlayan yol, kıyıyı izleyerek
Ad Stoma, Histriopolis, Tomis (Köstence), Callatis, Trissa, Bizone, Dyosinopoli,
Odessos, Erite, Templo Iovis, Mesembria (Nesebar), Ancialis (Pomorie)’ye gelir.
Ancialis’den sonra kıyıdan ayrılan yol iç kısımdaki Pvdizo’ya ulaşır. Haritaya
göre, Pvdizo’dan sonra olasılıkla Ergienes (Ergene) Nehri’ni geçen yol, güneydoğuya
doğru Vt Svrgas/Utsurgae, Perinthos’dan gelen ara yol ile birleşme noktası
olan Cenopvrio/Caenophrurium’a gelir. Buradan Küçükçekmece Gölü’nün
kuzeyindeki bu yol güzergâhının son istasyonu Melantiana’dan geçerek Rhegion (Küçükçekmece) yerleşimi civarında Via Egnatia ile birleşerek doğuya doğru devam eder ve Konstantinopolis’de sona erer.

Yol mühendisliği ve teknolojisi Roma İmparatorluğu Dönemi’nden sonra
Doğu Roma ve Osmanlı İmparatorlukları dönemlerinde de çok fazla değişmediğinden,
güzergâhlar hemen hemen aynı kalmıştır13. Roma İmparatorluğu Dönemi’ndeki
Kuzey Yolu’nun güzergâhı, daha sonraki dönemlerde de hiç değişmeden
kullanılmış olmalıdır.
Kimmeria (Kırım)’dan başlayıp Pontos Euksenos’un batı kıyısını takip ederek Tomis
(Köstence), Odessos (Varna), Ancialis, Apollonia Pontike ve Burgaz Körfezi’nin
güneybatısında bulunan Pudizo’da diğer yollar ile birleşir. Buradan güneye doğru ve Ut
Surgas (olasılıkla Malko Tarnova) yerleşimlerini geçtikten sonra Rezerve Deresi’ni14 ve
Astikus Dağı’nı aşarak Doğu Trakya Bölgesi’ne girer. Buradan Herakleia (Kırk-Kilise/
Kırklareli) civarından15 güneydoğuya doğru Gehenna (Kaynarca), Brysis (Pınarhisar),
Bizye (Vize), Utsurgae, Strantza (Binkılıç), Makra Teiche (Gümüşpınar), Ad Statuas
(olasılıkla İnceğiz), Cenopurio (Küçüksinekli), Melantiada (Yarımburgaz)’dan sonra Via Egnatia ile birleşir ve sonra doğuya doğru devam ederek Byzantion/Konstantinopolis’e
Ulaşır.
Astikus Dağları üzerinden geçen bu yol ile ilgili ikinci bir güzergâh ise, dağın
batısından, Tanzos Vadisi boyunca devam eden yoldur. Bu güzergâh, Ancialis’den
batıya doğru Aqvis Calidis (Banevo) üzerinden devam eder, Cabilis (Kabile/Yanbol)’
de ikiye ayrılır. Güneye doğru devam eden yol, Astikus Dağı’nın yükseltisinin
azaldığı ve Tanzos Nehri’nin oluşturduğu doğal geçitten geçer. Astikus Dağı’nı
aştıktan sonra bu yolda biri güneye Hadrianopolis’e doğru, diğeri ise doğuya doğru
iki kola ayrılır. Doğuya doğru ayrılan yol, Skopelos/Polos (Yoğuntaş) ve Petra
(Kayalı) üzerinden geçerek Herakleia civarında Ut Surgas’dan gelen yol ile birleşir.

Kurtdere Köprüsü ve Yol Kalıntısı

Yukarıda da belirtildiği üzere Kuzey Yolu için, Tabula Peutingeriana ile daha
sonraki Doğu Roma İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerine ait
yerleşim ve kaynaklara göre güzergâh verilmeye çalışılmıştır. Astikus Dağı’nın güney
eteklerinde yer alan Brysis, Bizye, Skopelos/Polos gibi kale kalıntıları bu güzergâhın
oluşturulmasında belirleyici olmuştur. Ancak yol güzergâhını net şekilde
gösteren köprü ve yol kalıntısı gibi arkeolojik veriler çok fazla karşımıza çıkmamaktadır.
Bu nedenle Kırklareli Merkez İlçe ile Pınarhisar ilçelerinin birleştiği,
Üsküp Beldesi’nin sınırları içerisindeki Kurtdere Mevkii’nde bulunan köprü ayrı
bir önem taşımaktadır.
Kurtdere Köprüsü, kuzey-güney istikametinde akan, ancak yazın kuruyan
Kurt Deresi üzerinde inşa edilmiştir. Doğu-batı yönlü, tek kemerli
köprünün inşa yeri kayalık olduğundan, kemer ayakları için temel açılmamış,
ayakları oluşturan taş bloklar, doğrudan anakaya üzerine açılmış yuvalara oturtulmuştur. Bu nedenle doğudaki ayak, batıdakinden daha aşağıya doğru
inmektedir. Blok taşlarla kemer yan duvarları yapıldıktan sonra, bu kısmın içi
moloz taş ve kireç harcı karışımından oluşan opus caementicium ile doldurulmuştur.
Blok taşların birbirleriyle bağlantısında sadece kireç harcı kullanılmıştır. Köprünün
güney tarafında kemer bütünlüğü korunurken, kuzey tarafı define arayıcıları
tarafından tahrip edilmiştir.
Köprünün doğu tarafında, köprüden başlayarak yer yer tahrip olmasına
karşın taş döşeli yaklaşık 3-3,5 m genişliğindeki yol Hacıfaklı-Kaynarca yol ayrımına
kadar devam etmektedir. Bu yol ve köprünün batısındaki yol
günümüzde köylüler tarafından Kaynarca-Üsküp arasında kullanılmaya devam
edilmektedir. Yol, iki yerleşim arasında yaklaşık olarak 10 km’lik bir güzergâh oluşturmaktadır.
Kurtdere Köprüsü, inşaat tekniği, kullanılan malzeme ve kemer tekniğine
göre Roma İmparatorluk Dönemi’nde inşa edilmiştir. Hâlâ bütünlüğünü koruyan
köprü son yıllara kadar işlevini sürdürmüştür.

kurtdere1.jpg
kurtdere2.jpg
kurtdere köprü yol kalıntısı.jpg
Erenler Yol Kalıntısı

Pınarhisar’a bağlı Erenler Köyü’nün ve Tavşantepe Kalesi şeklinde adlandırılan
tepenin kuzeybatısında, kayalık alanda yaklaşık 120 cm’lik dingil genişliğine
sahip, izlere göre en az dört farklı kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu teker izlerine
rastlanmıştır. Antik Çağ’da yol güzergâhında, çamurda
araçların saplanmaması için imkânlar dâhilinde kayalık alanlar tercih edilmesinden
dolayı Erenler yolu, tepenin güneyindeki toprak alan yerine zemini sert olması
dolayısıyla kayalık kuzeyinden geçirilmiştir.

Uçmakdere Köprüsü

Kuzey Yolu güzergâhındaki bir diğer köprü ise, Uçmakdere Köprüsü’dür.
Köprü, Vize kent merkezinin yaklaşık 2 km kadar kuzeybatısında Uçmakdere
Mevkii’nde, modern Vize-Kırklareli karayolunun yaklaşık 60 m kadar kuzeydoğusunda
yer alır).
Köprü, kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu akan Uçmakdere üzerinde, kuzeybatı-
güneydoğu doğrultulu olarak inşa edilmiştir. Kesme taşlardan yapılan köprünün
iç kısmı moloz taş ve harç karışımı ile doldurulmuştur. Kemer başlangıcı
(kemer yastığı) kısmından itibaren kemer kısmı yıkılan köprünün daha sonra
üzerine demir profiller döşenerek düz şekilde 1960’lı yıllara kadar kullanımına
devam edilmiştir..
Köprü, taş işçiliği ve yapım tekniğine göre Geç Roma İmparatorluğu veya
Osmanlı İmparatorluğu dönemlerine ait olmalıdır. Ancak Kuzey yolu ana arteri
düşünüldüğünde, bu köprünün ilk kez Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa
edildiği ve daha sonrasında Geç Roma İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu
dönemlerinde onarıldığı veya tekrar yapılarak kullanımına devam edildiği tahmin
edilmektedir.
vize ucmakdere köprüsü.jpg



Kuzey Yolu ile Via Militaris’i Birleştiren Ara Yollar

Doğu Trakya’yı güneydoğu-kuzeybatı şeklinde kat eden Kuzey Yolu, bölgeden
geçen diğer yollar, Via Militaris ve çevresindeki kentlerle de ara yollar vasıtasıyla
bağlantılıdır.
Edirne’nin kuzeyinde iki adet mil taşı bulunmuş ve Edirne Arkeoloji Müzesi’nde
korumaya alınmıştır. Hasanağa ile Sinanköy (Pravadi) arasında bulunan mil
taşı MS 194-209 yıllarına, Süloğlu Barajı’nda bulunmuş mil taşı ise MS 337-350
yıllarına tarihlenmiştir28. Bu mil taşı, Hadrianopolis’den Tanzos Vadisi boyunca
kuzeye giden yolu göstermesi açısından oldukça önemlidir.
Kırklareli merkezi ile Babaeski arasında, Şeytan Deresi Vadisi’ndeki Değirmencik
Köyü’nün kuzeyinde, Dutlubahçe Mevkii’ndeki Hamam Deresi üzerinde tek kemerli Eski Lefeci Köprüsü bulunmaktadır.
Olasılıkla Roma İmparatorluk
Dönemi’nde yapılan köprü, sonraki dönemlerde tadilat görerek günümüze kadar
kullanıla gelmiştir. Bu köprü, Kuzey Yolu ve Via Militaris’i Kırklareli
ile Babaeski (Burtudizon) hattında kuzey-güney yönlü olarak birleştiren yol üzerinde
olmalıdır..

Kırklareli Arkeoloji Müzesi’nde, Vize’nin yaklaşık 7 km kadar güneyindeki
Hasbuğa Köyü’nde bulunmuş mil taşı parçaları korunmaktadır. Bu mil taşının
çok küçük bir parçası korunduğundan üzerindeki yazıttan anlamlı bir cümle
çıkartılamamaktadır. Ancak harf karakterine göre olasılıkla Roma
İmparatorluk Dönemi’ne tarihlendirilen32 parçalar, Kuzey Yolu üzerinde bulunan
Bizye ile Via Militaris yolu üzerinde bulunan Druzipara (Büyükkarıştıran civarında)
arasındaki bağlantı yolunu göstermesi açısından önemlidir.

Kuzey Yolu ile Kuzeyindeki Yerleşimlerle Bağlantı Sağlayan Ara Yollar

Vize’ye bağlı Akpınar Köyü’nün yaklaşık 3,5 km kadar kuzey doğusunda,
Vize-Balaban yolunun kuzey kenarında “Yoltarla” olarak adlandırılan mevkiide
anakaya üzerinde 120 cm ölçüsünde dingil genişliğinde kuzeydoğu-güneybatı
doğrultulu iki yol izi ile kenarlarında defineciler tarafından tahrip edilmiş kaya
mezarları bulunmaktadır. Yine bu yolun doğusunda Vize-Balkaya
yolunun 250-400 m kadar güneyinde Küpler Mevkii’nde doğu-batı doğrultulu,
dingil açıklığı 120 cm ölçüsünde bir yol bulunmuştur. Bu yolun devamı
tespit edilememiş olmakla birlikte, Vize-Balkaya-Aksicim üzerinden Kıyıköy’e
ulaşan bugünkü köy yoluyla aynı güzergâhta olduğu açıktır. Bu tespit edilen yol kalıntıları,
Kuzey Yolu’na bağlantılı Bizye ile Salmydessos (Medeia/Midye/Kıyıköy) arasındaki yol olmalıdır.

lefeci köprüsü.jpg
vize akpınar yoltarla.jpg
vize akpınar küpler yol izi.jpg

Bu yol aynı zamanda iç bölge ile bir liman
kenti Salmydessos’u iç bölgeye bağlayan güzergâhta bulunmaktadır.
Geç Antik Çağ’da daha çok kullanıldığı düşünülen İslambeyli Demirköy
yolu karşımıza çıkmaktadır. İslambeyli Köyü’nün kuzeyindeki Çilingir Deresi’nin
üzerindeki köprü, tek kemerli sadece kuzey ve güneyde bulunan ayak kısımları
korunmuş taş ve kireç harcı kullanılarak yapılmıştır. Köprü olasılıkla Doğu Roma
İmparatorluğu veya Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde inşa edilmiş olmalıdır.
Muhtemelen Poyralı civarından, Kuzey Yolundan ayrılan bu yol, İslambeyli
Köyü’ndeki köprü geçilerek, Demirköy36 üzerinden Osmanlı İmparatorluğu
Dönemi’ne tarihlenen Volçan Köprüsü37 de düşünülecek olursa, bu hat Doğu
Roma İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde Astikus Dağı’nın
kuzeyindeki Agathopolis (Ahtopol) ve Apollonia Pontike gibi yerleşimlere ulaşımı
sağlayan kara yolu olmalıdır.
Sonuç
Kuzey Yolu üzerindeki Kurtderesi ve Uçmakdere Köprüleri,
Erenler yol kalıntısı; bu yolun tali yollarındaki Eski Lefeci ve İslambeyli köprüleri,
Hasbuğa ve Hasanağa mil taşları ile Akpınar Köyü’ndeki yol izleri arkeolojik
veri olarak ilk kez değerlendirmiştir. Kuzey Yolu, deniz yolu alternatifi bulunması
nedeniyle Doğu Trakya’dan geçen üç ana yolun diğer ikisi kadar bilinmez. Buna
karşın, MÖ 6. yüzyıldan MS 19. yüzyıla kadar tüm orduların kuzey (İstros veya
Kimmeria’ya) veya ters yöndeki seferlerinde tek seçenekleri olmuştur. I. Konstantin’in
Byzantion’u imarı ve ticaret yoluyla verimli Karadeniz’in kuzeyinden tarım
ürünlerinin yeni başkent Konstantinopolis’e ulaşması bu yolun önem kazanmasının
başlıca nedenlerindendir.
Bu mesaja eklenen dosyaları görüntülemek için gerekli izinlere sahip değilsiniz.
ALLAH KURAN İLE AKLIN YOLUNU AÇAR

ozanmelih
Mesajlar: 14
Kayıt: Cum Mar 05, 2021 15:24

Re: TRAKYA ,KUZEY/DOGU ve ARKEOLOJİSİ

Mesaj gönderen ozanmelih » Çrş Nis 24, 2024 16:14

Gönderileri mesaj atmadan nasıl beğeneceğimizi bulamadım o yüzden mesajla fikirlerimi söylemek istedim. Sitenin içeriğinin dopdolu olduğu hepimizin malumu ama şunu söylemeliyim bu paylaşım özellikle ellerindeki bilgiler ışığında yer arayan tüm defineciler için inanılmaz bir bilgi kaynağı. Dönüp dönüp okunması gerekiyor. Emeğine sağlık Treks abi

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 9 misafir